Koç’ta Dolunay – 14 Ekim 2019

Uyum ve denge timsali Terazi dönemindeyiz, ama sanki tam aksine bir yönde ilerliyor, uyumsuz dengesiz zamanlardan geçiyoruz. Mars Terazi’de rahat vermiyor. Stratejik aklı ortaya koyarak, diplomasiyle, masada mücadeleyle gökleri olumlayabilecekken kendimizi sahada savaşta bulabiliyoruz. Kendi hayatımızda da böyle yansımalar var mı, bir bakalım.

Biz deme dönemine girmemizle ben olgusunu geri plana aldığımız, diğerini kaale aldığımız bir ‘ikiliğe’ adım attık. Öte yandan kişisel olarak istediklerimiz, ilişkisel dinamiklerdeki benliğimiz bu ‘dengesizlikler içinde dengede kalmaya çalışırken’ ileri atılmak için zemin aradığı bir zamana giriyor.

Bu geceyarısı, 14 Ekim Pazartesi’nin ilk dakikalarına girdiğimiz 00.06 civarı ikili ilişkiler ve ortaklıkların karşıt arketipi Koç’ta Dolunay fazı oluşuyor. Karşımızdakini dinleyip kaale alırken ben demeyi unutmamamız, isteklerimizi de sahaya taşıyabilmemiz için.

Dolunay haritasında karşıtlık ve zıtlıklar, çelişki ve çatışmalar meseleyi basit bir biz-ben ekseninin ötesine taşıyor. Ne uğruna biz, ne uğruna ben diyoruz? İlişkilerimiz içindeki kendimizin, kendi içimizdeki ilişkiselliğimizin neresini yıkıp yokediyor, neresini inşaat gibi dikiyoruz? Dönüşüm meselesi (Oğlak’taki Plüto) tam da bu ben-biz karşıtlığının (Koç-Terazi) orta noktasını bir mancınık gibi çekip aksi yöne fırlatıyor. Gerçekçi olmak gerekirken kararlar alıp uyguluyor da (Oğlak’taki stelyum) şefkat ve sevgi göstermeyi kendimize hatırlatıyor muyuz (Yengeç’teki boş ayak)?

Belki de eşimiz, sevgilimiz, arkadaşımız, komşumuz, kardeşimiz, ortağımız için mücadele ediyor ya da onunla kavga ediyoruz (ikisi de mümkün). Karşımızdakinden şifa mı yara mı alıyoruz, farkında olmadan tam da bu dinamikle buna mı sebep oluyoruz (Terazi’deki Mars’a Koç’taki Chiron karşıt açıda)?

Halbuki ilişkisel dinamiklerimiz şu an derin sularda, diğerinin ciğerini okumak, derinden birleşmek isteyen niteliklerde dolaşıyor (Venüs Akrep’te). Yüzeyde ve atıl kalan tatlı, haz dolu doğamızsa deprem gibi sarsılıyor, ilişkilerimizi de aydınlatıyor (Uranüs Boğa’da Akrep’teki Venüs’e karşıt açıda). Tüm bu sarsıntı ben-biz eksenindeki eşitliğin, hakkın, varlığın, gerçeğin açığa çıkıp neyse o olması, neyse o olmamız için.

Duygusal olarak ben deme ihtiyacını destekleyen, büyüten inançlarımız, vizyonumuz, anlamlandırma biçimimiz tüm bu dinamik, dönüştürücü, eşik belirleyici zamanı bir nebze rahatlatıyor (Yay’daki Jüpiter Koç’taki Dolunay’a ılımlı açı yapıyor). Abartıp şişirmediğimiz sürece. Ben deme meselesini abarttığımızda güzel güzel şişip göğe doğru yükselen balonumuz patlarsa, elde var sıfır.

Sabianlar 20 derece Koç’taki bu Dolunay’ı güzel bir imgeyle görselleyip anlamlandırıyorlar.

Ringe giren bir boksör

Bu sembol kişinin hiçbir şahsi hassasiyet taşımadığını ifade eder. Kişi kendini gerçekleştirmek için kendi deneyiminin en ham yönlerine başvurur, gücünü ve özgüvenini tam olarak gösterir ve o eşsiz gösteri için dünyanın ona sunacağı izleyici kitlesinin desteğini arar. Bu, insanların kişisel başarılarının meyvelerini riske atmaya cüret edeceği her boks ringindeki gösteri için geçerlidir. Satır arasında verilmek istenen hayatı kendine iş edinmek ve bunun için ayakta, mücadelede olmakla ilgilidir. Anahtar sözcük GAYRET’tir. Olumlu kullanıldığında kişinin kendini yapılandırmak için odaklı çaba göstermesi ve kişisel yeteneklerini harekete geçirmesidir. Olumsuz anlamdaysa körü körüne isyan etmek ve yalan yanlış bir değer sistemiyle her bir kaynağı tüketmektir.

The Sabian Symbols in Astrology, Dr. Marc Edmund Jones

Hepimiz için ayrı ayrı ringlerde kendi oyunumuzu oynayıp kendi mücadelemizi verme zamanı. İçinde bir risk barındırıyor, evet, o yüzden dengeleri nasıl sağlayacağımıza bakmalı, ilişkilerimizin hakikatine, atıl kalmışların çıkıp gitmesine, kişisel isteklerimize ve en önemlisi bunların geri dönmemek üzere dönüştüğünün gerçekliğine.

Bu yazdıklarımı kişisel yaşamınız, aileniz için de düşünün, sosyal çevreniz ve işinizde de, içinde yaşadığımız toplumda da, üstünde bulunduğumuz dünya düzeninde de. Tüm bu dinamikleri kişiselden sosyal-toplumsal-küresele böylece akıtın. Bizlik içinden sağlıklı benler çıkıyor, güç denge ve hakta yer buluyor mu?

Kişisel mücadelemizin ve ben deme biçimimizin bütüne de hizmet etmesi dileğiyle…