Aslan’da Ay Tutulması – 21 Ocak 2019

Bir nevi felç durumu

Bu sembol kişinin özünü temellendirmesi ve kişisel istikrar sağlaması için gerekli olan müthiş baskıyı ve bundan doğan potansiyelin eziciliğini ifade eder. Sembolün satır arasında verilen, kişinin tüm gücünü harekete geçirecek ve hatta arzularıyla çatışan şeyleri kabul etmektense varlık sebebini bile riske atabilecek bir etkinin günlük yaşamındaki durdurulamazlığıdır. Buradaki vurgu, olmak ve yapmak ya da kimlik ve kimliğin kendini sürekli ifadesinin kesintisiz devamlılığı üzerinedir. Anahtar sözcük KARŞI KOYULMAZLIK’tır. Olumlu kullanıldığında, kişinin gerçek olasılıklarını gün be gün ifadesindeki yaratıcılıktır. Olumsuz anlamdaysa tepeden tırnağa kendine düşkünlük ve başkalarına tahakküm etmektir.

The Sabian Symbols in Astrology, Dr. Marc Edmund Jones

21 Ocak 2019 sabahı 08.17 civarı Aslan’da gerçekleşen güçlü Dolunay ve Ay Tutulması Güneş henüz Kova’ya girmiş, insanlık ve toplum için iyiliğin öne çıkacağı temada çok ham bir derecede (0 derece) bulunurken hemen karşısında kişiyi merkeze çeken bir biriciklik, kalpten hareket etme, sahne alma enerjisi ortaya çıkıyor.

Her Dolunay bir önceki Yeniay evresinin tamamlanma ve meyve verme fazına işaret ederken Ay Tutulması daha uzun soluklu, yaklaşık 6 ay sürecek bir farkındalık dönemine, tamam mı devam mı seçimine, bu seçimden kaynaklı içsel gerginliğe sebep oluyor.

6 Ocak’ta Oğlak’te gerçekleşen Güneş Tutulması sonrası kendimize somut bir hedef belirlemiş, bunun için plan program yaparak sabırlı ve uzun soluklu bir yolculukta ilerlerken şimdi nasıl bir topluluk içinde bunu paylaşacağımızı, bu topluluk içinde demokratik bir tavırda hareket ederken kendi merkezimizi yaratıcılığımızla nasıl ortaya koyacağımızı anlamlandırıyoruz.

Koyduğumuz hedefler gerçek mi? Gerçekse kalpten mi? Yoksa safi zihinden ve otomatik olarak yapılması gerekenler ekseninden mi?

Sabianların da ifade ettiği gibi burada ortaya çıkmak ve bir şekilde patlamak isteyen bir sıkışmışlık var. Sıkışmışlık, potansiyeli ortaya koymak için gelen baskı. Patlama dürtüsü ise özgürleştirmek, alan açmak, nefes aldırmak ya da hiç beklenmedik bir şekilde kendimizi ortaya koymak için çarpan bir sürpriz gibi.

Kova – Aslan karşıtlığındaki bu güçlü dolunay evresine farklı burçlarda ilerleseler de yakın temas kuran Ay Düğümleri ilişkilerimizdeki anne-baba, yetişkin-çocuk, görev bilinçli-ihtiyaç eksenli, insanlık için-kendimiz için tanımlarıyla gelgitinde olduğumuz eşikleri ifade ediyor. Bu karşıtlıkların çıkış noktasıysa son ütücü Koç’taki Uranüs. Bireysel özgürlükleri saf bir şekilde kendimize dönük ifade için son fırsatlar. Artık bir daha ancak seksendört yıl sonra (Şubat ortası Uranüs Koç’tan çıkıp Boğa’ya yeniden girerek artık 7 seneliğine bu burca yerleşecek ve özgürleşme temasının niteliği değişecek). Aile-iş, arkadaşlıklar-aşk ekseninde bizi biz yapmaktan alıkoyan, geri tutan neler var? Belki zihinsel, belki duygusal, belki maddi, belki eylemsel. Yola çıkmak için bir dürtüye ihtiyaç varsa şimdi ve burada.

Jüpiter ve Venüs Yay’da yakın açıda Koç’taki Mars’tan olumlu etkiler alırken aşk, sevgi, yaratıcılık ve değerleri vizyoner ve iyimser bir şekilde büyütmek, ilişkiye girmeye, istemeye cesaret etmek mümkün. Dikkat etmek gereken yer Güneş’e fazla yaklaşıp kendimizi yakmamak, sınırlarımızı sınırsızlığa koymamak. Neptün ve Jüpiter hala eleleler. Hayaller ve özlemler büyürken kapılmak ve kaybolmak da mümkün.

Ve lakin Oğlak’taki Satürn, Koç’taki Mars’a meydan okuyarak dürtüsel hareket isteğimizi illa ki bir çatı altına sokmak, gerçekçi kılmak için sınırlandırıyor. İşte bu iyi. Ne kontrolsüz hareket, ne baskıcı mücadele. Olumlamak gerçekçi bir yönelim ve hareket isteğinin elinde.

Merkür ve Plüto sözcüklerimizin ağırlığını, ciddiyetini ve dönüştürücülüğünü de bu tutulmaya katıyor. Ne söylediğimiz mi ne sakladığımız mı? Sözcüklerimiz öldürücü mü dönüştürücü mü, güç verici mi güçten kesici mi? Ne dediğimizi seçerek, bilerek hareket etme vakti.

Sene 2000. Hayatınızda bu aralar ne gibi farkındalıklar, ne gibi tamamlanmalar yaşıyor, ne gibi ödüller alıyor, ne gibi ayarlamalar yapıyordunuz? O zamandan bugüne siz bu benzerlikleri artık nasıl içinize alıyor, nasıl dışarı veriyorsunuz? Konular benzer olsa da siz hala aynı siz misiniz?

Konu Aslan’sa sahnesiz, oyunsuz, danssız olmaz. Bu şarkı hepimizin içindeki gururlu, canlı, ışıldayan, sadık Aslan için.

Aslan’daki Ay Tutulması’nda kişisel sahnenizin ışığı bol olsun.

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s